Lamia; Karadeniz’in mistik rüzgârıyla yoğrulmuş Sürmene’de kaybettiği annesinin anısıyla yaşamını yeniden kurmaya çalışırken, inancın ona nasıl bir sığınak olduğunu keşfeder. Öğrencilerine tarih öğretmekle kalmaz; duaların, sabrın ve şükrün yürek burkan ama umut aşılayan izlerini de taşır. Öğrencileriyle sınıflarda kurduğu bağ; inanç, aidiyet ve tevekkül ekseninde şekillenir.
Lamia’nın hayatında dua, sadece bir ibadet değil; güç bulma, huzura erişme ve toplumsal dayanışmanın bir simgesidir ...